Zekâ Nedir?
Zekâ Nedir
 
 
Zekâ Nedir?
 
Zekâ terimi, mantık, anlayış, öz-farkındalık, öğrenme, duygusal bilgi, akıl yürütme, planlama, yaratıcılık ve problem çözme kapasitesi gibi pek çok şekilde tanımlamıştır. Daha genel olarak bilgiyi algılayabilme ya da anlam çıkarabilme ve onu bir ortam ya da bağlam içindeki uyumsal davranışlara uygulanacak bilgi olarak tutabilme yeteneği olarak tanımlanabilir.

Zekâ en yaygın olarak insanlarda incelenir, fakat hem hayvanlarda hem de bitkilerde gözlenmektedir. Makinelerdeki zekâya, yapay zekâ denir ve programlar kullanılarak bilgisayar sistemlerinde yaygın olarak uygulanır.
 

Terimin tarihçesi
 
"Zekâ" terimi, anlamak ya da kavramak anlamlarına gelen Latince intelligentia veya intellēctus kelimelerinden oluşarak türetilmiştir. İntellectus ifadesi Orta Çağ'da, akıl yürütmek için bilimsel bir teknik terim olmuş ve Yunanca felsefi terim olan nous için bir çeviri olmuştur. Ancak bu terim, ruhun ölümsüzlüğü teorileri ve Aktif Akıl (aynı zamanda Aktif Zekâ olarak da bilinir) kavramı da dahil olmak üzere teleolojik skolastik felsefenin metafizik ve kozmolojik teorileriyle güçlü bir şekilde bağlantılıydı. Doğanın incelenmesine yönelik bu yaklaşımın tümü, Francis Bacon, Thomas Hobbes, John Locke ve David Hume gibi modern filozoflar tarafından şiddetli bir biçimde reddedilmiştir ve İngilizce felsefi eserlerinde belirttikleri gibi "akıl" kelimesini, ‘’intellectus’’ veya "zekâ" yerine tercih etmişlerdir. (Hobbes, örneğin, Latince bir eser olan De Corpore'da, "intellectus intelitit" ifadesini kullanırken, mantıksal bir mantıksızlığın tipik bir örneği olarak İngilizce versiyonunda "anlayış, anlama" olarak tercüme etmiştir.) "Zekâ" (intelligent) terimi İngilizce dil felsefesinde daha az yaygın hale gelmiştir, fakat daha sonra çağdaş psikolojide (şimdiki haliyle skolastik teorilerle) tekrar ele alınmıştır.
 
 
Tanımlar
 
Zekanın tanımı tartışmalıdır. Bazı psikologlar aşağıdaki tanımları önermiştir:

"Mainstream Science on Intelligence" (1994), Wall Street gazetesindeki elli iki araştırmacı tarafından imzalanmış bir serbest kürsü sayfa bildirisinden göze çarpanlar (toplamda imzalamaya davet edilen 131 kişiden):
Diğer şeylerin yanı sıra akıl yürütme, plan yapma, problem çözme, soyut düşünme, karmaşık fikirleri anlama, hızlı öğrenme ve deneyimden öğrenme yeteneğini içeren çok genel bir zihinsel yetenektir. Sadece kitaptan okuyup öğrenme ya da kısıtlı bir akademik beceri veya testte iyi yapma zekâsı ile ilgili olan bir şey değildir. Daha ziyade, çevremizdekileri kavramak – ‘’bir şeylerin farkına varıp anlamlandırmak’’ ve ‘’neyin yapılacağını kestirmek için-’’ daha geniş ve derin bir kabiliyetin varlığını yansıtır “.
Zekâ: Bilinenler ve Bilinmeyenler (1995) adlı bildiri aracılığıyla, Amerikan Psikoloji Derneği'nin Bilimsel İşler Kurulu tarafından yayınlanan bir rapor:

Bireyler birbirlerinden, karmaşık fikirleri anlama, çevreye etkili bir şekilde uyum sağlama, deneyim yoluyla öğrenme, çeşitli düşünme biçimleri oluşturma, engellerin üstesinden düşünce gücü ile gelme gibi yetenekler açısından farklılık gösterirler. Bu bireysel farklılıklar önemli olsa da hiçbir zaman tam olarak tutarlı değildir: bir kişinin zihinsel performansı, farklı ölçütlerle değerlendirildiğinde, birbirinden farklı alanlarda ve farklı durumlarda değişiklik gösterecektir. "Zekâ" üzerine oluşturulan kavramlar, bu karmaşık fenomen dizisini açıklığa kavuşturmaya ve organize etmeye yönelik girişimlerdir aslında. Bazı alanlarda hatırı sayılır bir netlik elde edilmiş olsa da böyle bir kavramsallaştırma henüz tüm önemli soruları cevaplamadığı gibi hiçbiri evrensel bir onaya sahip değildir. Gerçekten de iki düzine tanınmış kuramcının zekayı tanımlamaları istendiğinde, her biri iki düzine ve hatta biraz farklı tanımlamalar yapmışlardır.

Bu tanımların yanı sıra, psikoloji ve öğrenme araştırmacıları da aşağıdaki zekâ tanımlarını önermiştir:
 
 
İnsan zekâsı
 
İnsan zekâsı, karmaşık bilişsel verimlilik ve yüksek düzeyde motivasyon ve öz-farkındalık ile belirlenmiş olan, insanların zihinsel gücüdür. Zekâ, birtakım tanımları hatırlamasını ve bu tanımların gelecekteki davranışlarda kullanılmasını sağlar. Bilişsel bir süreçtir. İnsanlara, örüntüleri tanıma, fikirleri anlama, planlama, problemleri çözme ve dili iletişim için kullanma kapasiteleri de dahil olmak üzere, öğrenmek, kavramak, anlamak ve akıl yürütmek gibi bilişsel yetenekler kazandırır. Zekâ aynı zamanda, insanların deneyim kazanmasını ve düşünmesini de sağlar.

Diğer bir yandan, yukarıdaki tanımlamaların çoğu, hayvan zekâsı için de geçerlidir.
 
 
İnsan zekasının yorumlanmasında kültürel etkiler

Hayvanlarda
 
Her ne kadar insanlar, zekâ araştırmacılarının ana odak noktası olmuş olsalar da bilim adamları aynı zamanda hayvan zekasını veya daha geniş anlamda hayvan bilişini araştırma girişiminde de bulunmuşlardır. Belirli bir türdeki zihinsel yetenekleri incelemek ve türler arasındaki yetenekleri karşılaştırmakla ilgilenen bu araştırmacılar, sayısal ve sözel akıl yürütme yeteneklerinin yanı sıra çeşitli problem çözme ölçütlerini de incelerler. Bütün türler arasında aynı anlama sahip bir zekâ tanımında bulunmak (ör: okuryazar insanlar ve okuryazar olmayan hayvanlar arasındaki zekayı karşılaştırmak) ve farklı türler ve bağlamlar boyunca zihinsel yetkinliği doğru bir şekilde karşılaştıran bir önlemi işlevsel hale getirmek, bu alandaki bazı zorluklardır.
Wolfgang Köhler'ın maymunların zekâsı üzerindeki araştırması bu alandaki araştırmaların bir örneğidir. Stanley Coren'in “Köpeklerde Zekâ (The Intelligence of Dogs)” adlı kitabı, köpek zekâsı konusunda oldukça önem arz eden bir kitaptır. (Ayrıca bakınız: Köpek zekâsı.) Özellikle çarpıcı zekâları ile dikkat çeken ve üzerinde çalışmalar yapılan hayvanlar arasında şempanzeler, cüce şempanzeler (özellikle Kanzi dilini kullanan), diğer büyük maymunlar, yunuslar, filler ve bir dereceye kadar papağanlar, sıçanlar ve kuzgunlar bulunmaktadır.

Zekâları açısından kafadanbacaklıların da karşılaştırmalı çalışmalarda önemli etkileri vardır. Kafadanbacaklılar, belirgin zekâ özellikleri gösterseler de sinir sistemleri, omurgalı hayvanlardan daha farklıdır. Memeliler, kuşlar, sürüngenler ve balıklar gibi omurgalılar, her türe göre değişen oldukça yüksek derecede bir zekâ yapısı göstermiştir. Aynısı eklembacaklılar için de geçerlidir.
 
 
İnsan dışındaki varlıklarda g faktörü
 
Hayvanlarda, genel bir zekâ faktörünün kanıtı gözlemlenmiştir. Genel zekâ faktörü ya da g faktörü, bireyin geniş bir yelpaze aralığındaki bilişsel yeteneklerinin ölçüldüğü puanları arasında gözlemlenen korelasyonları özetleyen psikometrik bir yapıdır. İlk olarak insanlar üzerinde belirtilen g faktörü, insan olmayan bazı türlerde de ortaya çıkmıştır.

Bilişsel yetenek ve zekâ, insanlar için geliştirilen ve büyük ölçüde sözel olan aynı ölçekler kullanılarak ölçülemez. Bunun yerine, zekâ, yeniliğe, kötü alışkanlığı tersine çevirmeye, sosyal öğrenmeye ve yeniliğe verilen yanıtlara odaklanan çeşitli etkileşimli ve gözlemsel araçlar kullanılarak ölçülür. Çalışmalar, g’nin primatlardaki bilişsel yetenek ölçümlerindeki bireysel varyansın % 47'sine [20] ve farelerdeki varyansın % 55-60'ına sebep olduğunu göstermiştir (Locurto, Locurto). Bu değerler, insanlarda g ile tanımlanan IQ'da kabul edilen varyansa benzer özelliktedir (% 40-50).
 

Bitkilerde
 
Bitkilerin de dış ve iç ortamları algılama ve modelleme yeteneklerine, kendi korunumlarını ve yeniden üretimlerini sağlamak için morfolojilerini, fizyolojilerini ve fenotiplerini buna göre ayarlama yeteneklerine dayalı olarak zeki olarak sınıflandırılması gerektiği iddia edilmiştir.

Öğrenmeyi içermeyen hesaplamanın aksine zekanın, kalıcı anıların yaratılmasını ve kullanılmasını içerdiği yaygın olarak anlaşılmaktadır, şeklindeki açıklama buna karşı bir sav niteliğindedir. Eğer bu zekânın kesin tanımı olarak kabul edilirse, o zaman “makine öğrenimi” yapabilen robotların yapay zekasını da içerir, ancak birçok bitkide gözlemlenebilen tamamen otomatik duyu-tepki etkilerini içermez. Bitkiler, otomatik duyusal motor tepkileriyle sınırlı değildir, bununla birlikte, olumlu ve olumsuz deneyimleri ve geçmiş tecrübelerden “öğrenmeyi” (hatıraları kaydetme) ayırt etme yeteneğine sahiptirler. Ayrıca, karmaşık çevresel stres faktörlerini hafifletmek ve kontrol etmek için karmaşık maliyet-fayda analizi ve sıkı kontrol edilen eylemler kullanarak, koşullarını doğru bir şekilde hesaplayıp iletişim kurabilmektedirler.
 
 
Yapay zekâ
 
Yapay zekâ (AI), hem makine zekâsı hem de “akıllı araçlar üzerine çalışma ve onların tasarımlarının” ya da “rasyonel araçlar” aracılığıyla yaratılmasını amaçlayan bilgisayar biliminin dalıdır. Akıllı araç, çevresini algılayan ve başarı şansını en üst düzeye çıkaracak eylemler yapan bir sistemdir. Yapay zekadaki kazanımlar, oyunlar, çapraz-çözme ve optik karakter tanıma gibi kısıtlı ve iyi tanımlanmış problemleri ve sürücüsüz arabalar gibi birkaç genel problemi içermektedir. Genel zekâ ya da güçlü AI henüz elde edilmemiştir ve uzun vadeli AI araştırmasının hedefidir.

Araştırmacıların, makinelerin sergileyeceği özellikler arasındaki, ümitleri akıl yürütme, bilgi, planlama, öğrenme, iletişim, algı ve nesneleri hareket ettirme ve manipüle etme becerileri vardır. Yapay zekâ alanında, beynin ne kadar yakından bir benzerinin yapılması gerektiği konusunda bir fikir birliği yoktur.
 
 
AçıkMavi Psikoloji Ekibi

Avrupa Yakası : UBM Plaza,19 Mayıs Mah. 19 Mayıs Cd. No.37 Kat.3 Fulya - Şişli / İSTANBUL
Anadolu Yakası : İçerenköy Mah. Değirmen Yolu Cd. Yüksel Üçüncü İş Merkezi K:4 D: 9 Bostancı- Ataşehir / İstanbul


AçıkMavi Ps. ve Çözüm Merkezi Ltd. Şti. © 2016. Tüm hakları saklıdır.

*/ ?>