Terapi Hakkında

Terapi, diğer adlarıyla psikoterapi veya danışmanlık, bir terapistle beraber davranışlar, inançlar, duygular, ilişkilerde yaşanan sorunlar ve/veya bedensel tepkiler ile ilgili problemleri çözmektir. Terapiye başlamak, yaşadığınız sorun ne olursa olsun, daha sağlıklı bir kişi olma ve yaşayabileceğiniz en iyi hayatı yaşama adına atılmış büyük bir adımdır. Terapi ile beraber kendinize zarar veren davranışlarınızı, alışkanlıklarınızı değiştirebilir; acı verici duygularınızdan kurtulabilir, ilişkilerinizi geliştirebilir ve bunlar gibi daha bir çok sorunu çözebilirsiniz.

Terapinin bir kaç çeşidi vardır.
Psikoterapi teorisi, psikologlar için bir yol haritası hükmündedir. Onlara kendi danışanlarını, onların problemlerini daha iyi anlamada ve çözümler geliştirmede yön gösterir.
Psikoterapiye yaklaşım beş farklı gruba ayrılır:

  • Psikanaliz ve psikodinamik terapiler Bu yaklaşım daha çok bilinçaltındaki anlam ve dürtüleri keşfederek problemli davranışları, duyguları ve düşünceleri değiştirmeye odaklanır. Psikoanalitik odaklı terapiler danışman ve danışanı arasında sıkı ortak çalışma ile karakterizedir. Danışanlar, tedaviye olan etkilerini keşfederek kendileri hakkında fikir sahibi olurlar. Psikoanalitik Sigmund Freud tarafından tanımlanmış olsa da, günümüze kadar daha çok genişletilmiş ve değiştirilmiştir. Ayrıca Psikoanalitik terapilerinin pozitif etkileri bir çok güçlü araştırmayla desteklenmiştir.
  • Davranış terapisi Bu yaklaşım normal ve anormal davranışların gelişmesinde öğrenmenin rolü üzerine odaklanmıştır.
    • Ivan Pavlov davranış terapisine, klasik koşullanmayı keşfederek önemli katkı sağlamıştır. Bu teknikle Pavlov’un ünlü köpekleri yemek zilini duyduklarında salya akıtmaya başlamışlardır. Çünkü yemek ile zil sesinin eşleştirmişlerdir.
    • Klasik koşullanmanın hareketle harmanlanmış hali “Hissizleşme”: Terapist, fobisi olan danışanını, ona kaygı veren şeye tekrar tekrar maruz bırakarak yardım edebilir.
    • Edimsel koşullanma ise diğer bir ünlü düşünür E.L.Thorndike tarafından keşfedilmiştir. Bu tip bir öğrenme kişilerin davranışlarının şekillenmesinde ödül ve ceza kavramlarına odaklanır.
    • 1950’lerde davranış terapisinin bulunmasından sonra ortaya bir çok farklı teori atılmıştır. Bunlardan biri de düşünce ve davranışlara odaklanan bilişsel-davranışsal terapidir.
  • Bilişsel terapi
    Bilişsel terapi bireylerin ne yaptığından çok ne düşündüğüne odaklanır.
    • Bilişsel terapistler olumsuz duygu ve davranışlara yol açan şeyin olumsuz düşünceler olduğuna inanırlar. Kişiler düşüncelerini değiştirerek, hissettiklerini ve yaptıklarını değiştirebilirler.
    • Bilişsel terapinin en önemli figürlerinden ikisi Albert Ellis ve Aaron Back’tir.
  • İnsancıl terapi
    Bu yaklaşım köklü değişimler yapmada ve maksimum potansiyellerini geliştirmede insanların kapasitesine odaklanır. İlgi ve saygı da insancıl terapinin önemli maddelerindendir.
    Jean-Paul Sartre, Martin Buber ve Søren Kierkegaard gibi hümanist filozoflar bu tip terapileri etkilemişlerdir.
    Özellikle etkili olan üç humanistik terapi türü vardır.
    • Danışan odaklı terapi. Terapisti otorite olarak görmeyi reddeder. Bunun yerine, terapist danışanının kendi ilgi, alaka ve merakına odaklanarak değişimine yardım eder.
    • Gestalt terapi. “Organizmal bütünsellik” denilen, burada olmanın ve şu anın farkında olarak, sorumluluğu kabul etmenin önemini vurgular.
    • Varoluşçu terapi. Özgür irade, kendi kendini idare edebilme ve anlam arama terimlerine odaklanmıştır.
  • Bütüncül ve holistik terapi
    Bir çok terapist sadece bir yaklaşımla yetinmez. Bunun yerine farklı yaklaşımların temel noktalarını harmanlayıp danışanın ihtiyacına göre kendi terapi şekillerini oluştururlar.

AÇIKMAVİ ÇÖZÜM MERKEZİ : UBM Plaza,19 Mayıs Mah. 19 Mayıs Cd. No.37 Kat.3 Fulya - Şişli / İSTANBUL


AçıkMavi Ps. ve Çözüm Merkezi Ltd. Şti. © 2016. Tüm hakları saklıdır.